Randevu sistemlerinde iki temel ücretlendirme modeli vardır: sabit abonelik ve komisyon. Komisyonlu modelde her randevudan ya da her yeni müşteriden platforma bir pay gider; ilk bakışta “randevu gelmezse ödemem” mantığı cazip görünür, ama iş büyüdükçe bu model en pahalı seçeneğe dönüşür. Ayda 50 randevuda küçük görünen komisyon, 300 randevuda ciddi bir gider kalemi olur.
e-Randevu komisyonsuz çalışır: sabit bir aylık abonelik ödersiniz, randevu başına hiçbir kesinti olmaz. Ne kadar çok randevu alırsanız alın, müşteriden kazandığınız tutar tamamen sizde kalır.
Komisyon neden büyüdükçe cezalandırır?
Komisyon, doğası gereği başarınızı vergilendirir: işiniz ne kadar iyi giderse, o kadar çok ödersiniz. Oysa bir randevu yazılımının size sağladığı değer (takvim, hatırlatma, CRM) randevu sayısıyla doğru orantılı artmaz; aynı yazılımı kullanırsınız ama daha çok pay ödersiniz.
Sabit abonelikte ise maliyetiniz öngörülebilirdir. Yoğun bir ayda ek ücret çıkmaz; bütçenizi net planlar, büyümenin getirisini tam alırsınız.
Müşteri ve kanal sizin olsun
Komisyonlu pazaryeri modellerinde çoğu zaman müşteri “platformun müşterisi” olur; ilişkiyi ve veriyi aracı elinde tutar. Komisyonsuz, kendi randevu kanalınızla çalıştığınızda ise müşteri sizin müşterinizdir: kendi linkiniz, kendi profiliniz ve kendi CRM’iniz üzerinden ilişkiyi siz yönetirsiniz.
Bu, sadece maliyet değil, uzun vadeli bağımsızlık meselesidir. e-Randevu’yu 14 gün ücretsiz deneyerek modelin işinize kattığını kendiniz görebilirsiniz.


